İster içerik olduğunu savunun, isterseniz de makale. Biz genelde metnin okunabilirliğine ve okuyucuya sağladığı faydaya bakıyoruz. O nedenle adının "Ahmet" ya da "Mehmet" olmasının hiçbir anlamı yok. Biz gene de merak edenler için söyleyelim. Dijital ortamda akademik bilgi içermediği sürece yazılan çoğu metnin teknik olarak ismi "İçerik"dir. Fakat şu da göz ardı edilemeyecek bir gerçektir ki, internet dünyasında kalıplaşmış bir kelime var ise herkesin içerik ihtiyacını "makale" olarak aramasıdır.

Ülkemizde aşağıdaki grafikte de gördüğünüz gibi "makale yazarı" kelimesi "içerik yazarı" kelimesinden tam 5 kat yüksek bir aylık arama hacmine sahiptir. Sektörün bu yönde gelişmesinde inanın bizim bir suçumuz yok =)


İnfografik verileri Google anahtar kelime aracı üzerinden alınmıştır. 

Aslında Nelere Neler Diyoruz?

İçerik ve makale örneğindeki gibi ülkemizde kalıplaşmış birçok marka yer almaktadır. Hatta günlük hayatta da birçok kez kullandığımız ama farkında olmadığımız kelimelerden bahsediyoruz. Hani peçete yerine genelde Selpak kelimesini kullandığımız, bir kahve yapalım eylemi yerine, bir Nescafe yap da içimiz ısınsın diye kurduğumuz cümlelerden bahsediyoruz. 

Okuyucuyu Sıkmayın, Onlar İyi İnsanlar



"Kaş yaparken göz çıkarmayın." terimi tamda bu alt başlık için uygun oluyor. Makalelerinizi, pardon =) İçeriklerinizi oluştururken onları sıkmayın, uzun uzun anlatın ama boş cümleler ile doldurmayın. İçeriklerinizi daha okunabilir hale getirmek için onları 2-3 cümlelik paragraflara bölün. İmkânınız var ise içeriği oluşturmadan önce alt başlıklarını belirleyin, nelerden bahsedeceğinizi bilin. Tabi bu başlıkları oluştururken de okuyucunun o içerikten beklediği bilgilere göre optimize edin. Şimdi ufak bir test yapalım ve aşağıdaki resimlerden hangisinin göz yormadığına ve daha okunabilir olduğuna kendiniz karar verin. 

     

Solda yer alan şekilde bir içerik üretiyorsanız, isterseniz atomun nasıl parçalanacağını anlatsanız da birçok kişinin göz tembelliğine yenik düşeceksiniz. Sebebi ise bilinçaltına gönderilen sinyallerde "Arkadaş bu ne oturup 1 saat bunu mu okuyacağım" mesajı vermesidir. Eğer ki sağdaki şekilde içeriği oluşturdunuz ve ilk paragrafta okuyucu ile aynı dili konuştuğunuzu hissettirirseniz içeriğin sonunda da yarışı birlikte bitirebilirsiniz. 

Anahtar Kelimeye Hunharca Abanmayın



Evet onlar aramızda, hani şu 200 kelimelik bir içerikte -15-20 oranında anahtar kelime kullanarak hepsini de Google körmüş de gözüne sokmaya çalışıyormuş gibi kalın yapan yazar arkadaşlar. Hatırladınız değil mi? Hepsine selam olsun =) Bizden bir dost tavsiyesi kabul ederlerse şunları söylemek isteriz.

"Anahtar kelimeye göre içerik değil, İçeriğe göre anahtar kelime yazın." Makale.net 

Adımızı da yazdık ki gün gelirde bir atasözüne dönüşürse Anonim olarak bilinmeyelim =)


 

   Paylaşmak güzeldir  :)